Bulmaca, bulunca ne yapacağını
Bilmemece,
Sana hiç seslenemedim,
Sadece dinledim, söylendim.
Hatam benim hatam,
Annem, belki de aradığım
O, yanlış düşledim seni,
Yanlış duyumsadım.,
Bugün yeniyi gördüm,
Bitişle gördüm yeniyi, geç kalmışım diye düşündüm.
Yarın, bügün gördüğümü unutma eğilimindeyim.
Yeniyi istememem, unutmak
istemememden
Yada unutmak
istememden.
Sunday, September 07, 2008
Meditasyon
Ölüm meditasyonu ve yol paralelleşir mi?
Üst üste biner mi?
Bu beni bozar mı?
Yalan mı yahu...
Üst üste biner mi?
Bu beni bozar mı?
Yalan mı yahu...
TeR
Yol hep böyle sıcak mı?
Serin yol, doğru yol?
Terin rüzgarla birleşimi.
Makinaların sıcağından,
İlişkilerin soğukluğundan öte
Serin yol,
O da yol mu canım?
Serin yol, doğru yol?
Terin rüzgarla birleşimi.
Makinaların sıcağından,
İlişkilerin soğukluğundan öte
Serin yol,
O da yol mu canım?
Kaşık
Uzun süre kokladım,
İstedim de kokladım
Uzun süre koklamak istedim,
Ne kokladığımdan öte.
Bu ara etrafa bakakaldım,
Belki de baktım ve sonra kaldım,
Yeşil gelince görüşüme,
Kalktım..
İstedim de kokladım
Uzun süre koklamak istedim,
Ne kokladığımdan öte.
Bu ara etrafa bakakaldım,
Belki de baktım ve sonra kaldım,
Yeşil gelince görüşüme,
Kalktım..
Wednesday, May 14, 2008
Gooooogle
kendini kendinde arayan ve bulan,
kendini yaratmayan,
her istendiğinde yapan, olur olmaz sonuçlarla,
kendi istediğini yapamayan,
çok seyi az bilen,
ama ne bildigini bilmeyen,
bişeyle tanıştım...
kendini yaratmayan,
her istendiğinde yapan, olur olmaz sonuçlarla,
kendi istediğini yapamayan,
çok seyi az bilen,
ama ne bildigini bilmeyen,
bişeyle tanıştım...
Wednesday, January 09, 2008
Şekilli misin?
Rahat içinde bulunduğun durum diyelim.
Nasıl bir duygu ile terkeder insan rahatı. Başka türlü rahatlara mı, rahatsızlığa mı tercih eder rahatı insan.
"Ne gibi tanrısal etkiler var arkasında?" sorusuna takılmadan bilinmeze yürür mü? Bilinmezin rahatlık değişkeninden başka ne gibi değişkenleri var ki?
Var mı?
bilinmez çok değişkenli mi? Yoksa asıl bilinmeyen bu mu? Kaç değişkenli olduğu...Belki 73 belki 0. Belki de sonsuz, yani aslında bilinmez dediğimiz, değişken mi?
Değişen mi?
Değiştim mi? Değiştiğimi göremiyorum, hissedebiliyorum. Ne yöne olduğunu kestiremiyorum. "Ne yöne bakıyorum?" diye kendi beynime kafa tutunca!, bilinmez çıkıyor. Bilmiyorum çünkü. Yani hangi yöne gittiğim "Bilinmez" yada "Değişim".
Değişken yönlere gitmeyi seviyorum, diliyorum ki bir kar tanesi olacak şeklin, yaratıcılarından biri olayım.
Değişimi dilediğimi bilmiyordum.
Bilmiyorum, diliyorum değişiyorum.
Nasıl bir duygu ile terkeder insan rahatı. Başka türlü rahatlara mı, rahatsızlığa mı tercih eder rahatı insan.
"Ne gibi tanrısal etkiler var arkasında?" sorusuna takılmadan bilinmeze yürür mü? Bilinmezin rahatlık değişkeninden başka ne gibi değişkenleri var ki?
Var mı?
bilinmez çok değişkenli mi? Yoksa asıl bilinmeyen bu mu? Kaç değişkenli olduğu...Belki 73 belki 0. Belki de sonsuz, yani aslında bilinmez dediğimiz, değişken mi?
Değişen mi?
Değiştim mi? Değiştiğimi göremiyorum, hissedebiliyorum. Ne yöne olduğunu kestiremiyorum. "Ne yöne bakıyorum?" diye kendi beynime kafa tutunca!, bilinmez çıkıyor. Bilmiyorum çünkü. Yani hangi yöne gittiğim "Bilinmez" yada "Değişim".
Değişken yönlere gitmeyi seviyorum, diliyorum ki bir kar tanesi olacak şeklin, yaratıcılarından biri olayım.
Değişimi dilediğimi bilmiyordum.
Bilmiyorum, diliyorum değişiyorum.
Eleman Aranıyor!
Zor demiştin, dost olmak kardeş olmak. Bırakınız efendim dost yada kardeş olabilmeyi, insan olmak zorken. Peki insan olmak bunları da barındırmıyor mu içinde. Önce insan Sonra dost mu olur ki kişi.
O zaman ne ala, tüm dostluklar, kardeşlikler insanca. Ya peki insan olmak neden zor? Sabır mı gerek olmak için, kabir mi? Kabirse hiç dost olamayacagim sizinle. Sabırsa bende sonsuz değil. O zaman başka birşey gerek. Çok da gerekli değil ama gene de sormak istiyor insan. Ama daha olamadı ki insan.
O zaman siktiredelim herşeyi. Hayvanlar aleminde kraliyet ordusundaki yerlerimizi korumaya bakalım. Kardeş, Dost,İnsan demek ki "eleman aranıyor" başvurusunu değerlendiremiyecek. Hazine nerde şimdi kimse bilmiyor.
Kimseler gelmeyecek demek,
Kişiler gelecek,
Tek bir hamle ile
Gidecek.
"Gidelim buralardan" özelliklerine sahip eleman aranıyor...!
O zaman ne ala, tüm dostluklar, kardeşlikler insanca. Ya peki insan olmak neden zor? Sabır mı gerek olmak için, kabir mi? Kabirse hiç dost olamayacagim sizinle. Sabırsa bende sonsuz değil. O zaman başka birşey gerek. Çok da gerekli değil ama gene de sormak istiyor insan. Ama daha olamadı ki insan.
O zaman siktiredelim herşeyi. Hayvanlar aleminde kraliyet ordusundaki yerlerimizi korumaya bakalım. Kardeş, Dost,İnsan demek ki "eleman aranıyor" başvurusunu değerlendiremiyecek. Hazine nerde şimdi kimse bilmiyor.
Kimseler gelmeyecek demek,
Kişiler gelecek,
Tek bir hamle ile
Gidecek.
"Gidelim buralardan" özelliklerine sahip eleman aranıyor...!
iKi
Biri Gelse İçeriye,
Girse ve içi döndürse,
Ezmeden, tekmelemeden
Çıksa sonra beni alsa ya
İçine.
Çıksak dışarı içerden otursak ya
İç İçe.
Eğilip içim olsa, taşısam içimi içimde.
Bitse ve sonra yanyana kalsak
İçtenliğimizle, birbirimizle.
Arasak ve aradığımız yerde buksak
İkimizi
İki...
Girse ve içi döndürse,
Ezmeden, tekmelemeden
Çıksa sonra beni alsa ya
İçine.
Çıksak dışarı içerden otursak ya
İç İçe.
Eğilip içim olsa, taşısam içimi içimde.
Bitse ve sonra yanyana kalsak
İçtenliğimizle, birbirimizle.
Arasak ve aradığımız yerde buksak
İkimizi
İki...
Thursday, November 15, 2007
Tuesday, August 07, 2007
tanistirayim
nasil da yorgun bedenim zihnim firildarken, bu bir...
kucaklıyorum beni yakacagini bilerek zihnimi, bu ikiiii...
tanistirayim bu da 3....
kucaklıyorum beni yakacagini bilerek zihnimi, bu ikiiii...
tanistirayim bu da 3....
Tuesday, July 31, 2007
Dibine kadar
Nereye, neye sorularini sinirlandirmiyor mu "dibine kadar".
ulan dibini bildigimiz mi var, ne diye kandiriyorsun beni, kandirmaya calisiyorsun..
dibini goreyim o zaman gorulcek birsey varsa eger orada. yoksa bana ne dibinden...
dip...
dip dip..
dip dip diiipppp!
uyan artikin...
hadi kalk yerine yat!
iyiyim ben burda..uyuyacam..hem de dibine kadar...
ulan dibini bildigimiz mi var, ne diye kandiriyorsun beni, kandirmaya calisiyorsun..
dibini goreyim o zaman gorulcek birsey varsa eger orada. yoksa bana ne dibinden...
dip...
dip dip..
dip dip diiipppp!
uyan artikin...
hadi kalk yerine yat!
iyiyim ben burda..uyuyacam..hem de dibine kadar...
01:11
yasananlar...
gotunu doner, sanki istermiscesine...ama bir yandan reddeder..karsisinda duran kahramanımız sakindir..avini gozune kestirmistir..hafif bir gulumseme belirir suratinda..
nefes alislari artik daha hizlanmistir..bu ne kadar surer bilinmez..uzun olacagi bellidir ama..bir sigara yakar kahramanımız... o buyuk hazdan onceki son sigara..yavas ila hizli arasi ceker nefesi, konumunu bildirmek istemeden..gorenlerin kafasi karisir..
hic istifini bozmaz..arkasini donen daha ne kadar oyle duracaktir..kocaman bir soru isareti? bilmek ister miyiz..
............
istersek bir gün anlatır..!
gotunu doner, sanki istermiscesine...ama bir yandan reddeder..karsisinda duran kahramanımız sakindir..avini gozune kestirmistir..hafif bir gulumseme belirir suratinda..
nefes alislari artik daha hizlanmistir..bu ne kadar surer bilinmez..uzun olacagi bellidir ama..bir sigara yakar kahramanımız... o buyuk hazdan onceki son sigara..yavas ila hizli arasi ceker nefesi, konumunu bildirmek istemeden..gorenlerin kafasi karisir..
hic istifini bozmaz..arkasini donen daha ne kadar oyle duracaktir..kocaman bir soru isareti? bilmek ister miyiz..
............
istersek bir gün anlatır..!
Tuesday, July 24, 2007
VİRGÜL
Herhangi biri değil ki kuytuya pusu kuran,
O kadar belli ki,
Aniden alip hayatları baska bir seye donusturen,
Sen, Ben değil, O.
Kosup yanına gidemezsin oylece,
Yaklastıkca uzaklasir,
Yalnızlığı secer, saflığı kiletirken,
Sen, Ben değil O.
Onemsiz diye adlandırdık, kaygılanmadı bile,
Sasirinca kendiliğimizde,
Kocaman oldu hayatı paylasirken,
O değil Sen, Ben.
Suclu kim
Sen, Ben, O değil...
O kadar belli ki,
Aniden alip hayatları baska bir seye donusturen,
Sen, Ben değil, O.
Kosup yanına gidemezsin oylece,
Yaklastıkca uzaklasir,
Yalnızlığı secer, saflığı kiletirken,
Sen, Ben değil O.
Onemsiz diye adlandırdık, kaygılanmadı bile,
Sasirinca kendiliğimizde,
Kocaman oldu hayatı paylasirken,
O değil Sen, Ben.
Suclu kim
Sen, Ben, O değil...
Friday, July 06, 2007
O
Dizleri terli, silesi yok
“Seviyor muyum bazen” karnımdan çıkarsam
Neler yapılıyor, yıkılıyor
Kaybolurcasına…
Daha önce geçtim buradan,
İkilik ararken benlik,
Parlayınca anlardı
Evsiz kalırcasına…
Prefabrik bir hayat bu,
Anlatılsa uzardı çokça
Topraktaki delik gibi,
Açılırcasına…
Kusursuz eller var düşümde
Midesi güzel insanlar
Doyurdular zamanı zamanla
Saklarcasına…
Kapalı yerlerin etkisi geçince
Nefes alan onlar
Seni görmedilerse yalnız
Buradaymışlarcasına…
Pay eden hatıralar
İstemediklerimiz,
Geç kalan gözler
Kıpırdarcasına…
Acısı,
Şehveti,
Korkusu,
Hüznü
Ve ve ve
O Kaybolurcasına…
“Seviyor muyum bazen” karnımdan çıkarsam
Neler yapılıyor, yıkılıyor
Kaybolurcasına…
Daha önce geçtim buradan,
İkilik ararken benlik,
Parlayınca anlardı
Evsiz kalırcasına…
Prefabrik bir hayat bu,
Anlatılsa uzardı çokça
Topraktaki delik gibi,
Açılırcasına…
Kusursuz eller var düşümde
Midesi güzel insanlar
Doyurdular zamanı zamanla
Saklarcasına…
Kapalı yerlerin etkisi geçince
Nefes alan onlar
Seni görmedilerse yalnız
Buradaymışlarcasına…
Pay eden hatıralar
İstemediklerimiz,
Geç kalan gözler
Kıpırdarcasına…
Acısı,
Şehveti,
Korkusu,
Hüznü
Ve ve ve
O Kaybolurcasına…
Monday, July 02, 2007
Eski
Eski dedigim degilmis meger,
Zormus anlasilan gec de olsa,
Anlasilan,
Ben olmak yanlizca.
Tirnaklarim sizliyor,
obur yerde olmamak neden,
Unutulan,
Oradaymis sessizce.
Zehir akitmislar icime,
Haberi gelmedi yillarca,
Kaybolan,
Cikiyor gun yuzune.
Olur demek geliyor icimden,
Dogrusu gorulmeyen yerdeyken,
Uzakmis,
Anlasilan Kaybolan Uzakmis..
Zormus anlasilan gec de olsa,
Anlasilan,
Ben olmak yanlizca.
Tirnaklarim sizliyor,
obur yerde olmamak neden,
Unutulan,
Oradaymis sessizce.
Zehir akitmislar icime,
Haberi gelmedi yillarca,
Kaybolan,
Cikiyor gun yuzune.
Olur demek geliyor icimden,
Dogrusu gorulmeyen yerdeyken,
Uzakmis,
Anlasilan Kaybolan Uzakmis..
2 TUR KODESTE BEKLE ya da ÇIKMAK İÇİN 750.000 BOK VER!
Bana sormadılar, size sordular mı bilmem ama eğer sordularsa ya cevap vermeyi bilmiyorsun ya da (ne söyleyeceğini) cevabin yok. Her ikisine de inanmak istemiyorum. Sana da sormadılar muhtemelen…
Mecbur tutulduğun ve ama her zaman oynaman gereken bir oyunun kurallarını kime sordular o zaman? Hadi buna evet dedik iradesizce, peki nasıl oynayacağımıza, ne yönde oynayacağımıza da karıştılar, buna niye cevap veremedik, hayır diyemedik. İki şey geliyor, aydınlanıyor o zaman karşında, aydınlanmaları hafifçe birbirine karışık.
Ya bu oyun değil ya da bizler bu oyunda birer oyuncu değil, oyunun ta kendisiyiz. Hangisi olursa olsun iki kere düşünmek gerek, belki çok.
------------------------------------------------------------------------------------------------
Bu oyunda birer oyuncu değiliz, oyunun ta kendisiyiz.
Hiçbir şey yapamamamızın,
Hayır diyemememizin,
Harekete geçemememizin temel sorunu da burada yatıyor. Çünkü biraz kıpırdanmaya başlasak, oyunu değiştirebiliriz tabii eğer kendimizi değiştirmeye tutkumuz, gücümüz ve cesaretimiz varsa.
Kendinden başlamak gerek,
Oyundan başlamak.
Ama başlamak gerek artık.
Yoksa bu oyunu-seni değiştirecekler er ya da geç ve sonra;
------------------------------------------------------------------------------------------------
Bu bir oyun değil…
Kendi tarafımızı, kendi taşlarımızı, kendi kağıtlarımızı seçiyoruz ve daha ötesi yok.
Başlamıyor, orda duruyoruz. Başlamak için yaptığımız her hamle “yapamazsın”, “oyun başlamadı daha” sözleri, hareketleri ve bakışlarıyla, kurallarıyla kesiliyor. Duruyoruz tarafımızda, taşlarımızla, kağıtlarımızla…
O zaman bize tek şey kalıyor, tarafımızda, taş ve kağıtla, hazır olmak.
Çünkü bu oyun başlayacak, er ya da geç, isteseler de istemeseler de.
------------------------------------------------------------------------------------------------
Sonra;
Gene kulaklarda “hayat bir oyun değil mi zaten?” hayıflanma ve aşağılamaları…
Oyun ulan oyun ama senin bildiğinden değil!
Bana sormadılar, size sordular mı bilmem ama eğer sordularsa ya cevap vermeyi bilmiyorsun ya da (ne söyleyeceğini) cevabin yok. Her ikisine de inanmak istemiyorum. Sana da sormadılar muhtemelen…
Mecbur tutulduğun ve ama her zaman oynaman gereken bir oyunun kurallarını kime sordular o zaman? Hadi buna evet dedik iradesizce, peki nasıl oynayacağımıza, ne yönde oynayacağımıza da karıştılar, buna niye cevap veremedik, hayır diyemedik. İki şey geliyor, aydınlanıyor o zaman karşında, aydınlanmaları hafifçe birbirine karışık.
Ya bu oyun değil ya da bizler bu oyunda birer oyuncu değil, oyunun ta kendisiyiz. Hangisi olursa olsun iki kere düşünmek gerek, belki çok.
------------------------------------------------------------------------------------------------
Bu oyunda birer oyuncu değiliz, oyunun ta kendisiyiz.
Hiçbir şey yapamamamızın,
Hayır diyemememizin,
Harekete geçemememizin temel sorunu da burada yatıyor. Çünkü biraz kıpırdanmaya başlasak, oyunu değiştirebiliriz tabii eğer kendimizi değiştirmeye tutkumuz, gücümüz ve cesaretimiz varsa.
Kendinden başlamak gerek,
Oyundan başlamak.
Ama başlamak gerek artık.
Yoksa bu oyunu-seni değiştirecekler er ya da geç ve sonra;
------------------------------------------------------------------------------------------------
Bu bir oyun değil…
Kendi tarafımızı, kendi taşlarımızı, kendi kağıtlarımızı seçiyoruz ve daha ötesi yok.
Başlamıyor, orda duruyoruz. Başlamak için yaptığımız her hamle “yapamazsın”, “oyun başlamadı daha” sözleri, hareketleri ve bakışlarıyla, kurallarıyla kesiliyor. Duruyoruz tarafımızda, taşlarımızla, kağıtlarımızla…
O zaman bize tek şey kalıyor, tarafımızda, taş ve kağıtla, hazır olmak.
Çünkü bu oyun başlayacak, er ya da geç, isteseler de istemeseler de.
------------------------------------------------------------------------------------------------
Sonra;
Gene kulaklarda “hayat bir oyun değil mi zaten?” hayıflanma ve aşağılamaları…
Oyun ulan oyun ama senin bildiğinden değil!
Tuesday, May 15, 2007
KaYbOLuŞ...Kayip Ol Us..
Bir duygu, düsünce veya durumu tarif eden ve hatta onaylayan bir sunu yada soylemde anlamadıgımız noktalar varsa, butunu anlamamız imkansizdir. Sadece, butunu olusturan her bir parcayi anlamak ise butuncul bakma yontemine temelden ket vurur. Tam da bu noktada paralel calısan algiya, dusunmelere ve onermelere ihtiyacimiz var.
Aynı duzlem, yön veya boyuttaki parallelik degil, es zamanli calisan bir mekanizmadan soz etmek gerek. Aksi taktirde parcalarin baglantilari birbirlerine uymaz, tabii bir yandan da butunun nasıl dagildigini, dagitilacagi da onemlidir.
Her bir baglantilar ornegi digeri ile farkli olmaz ise, butune tak bir yada cogulcu bir yaklasimla ulasmaktan baska care kalmaz.
Yasadigin, kendini anlamlandirdigin zaman icinde, parcalarini tek ve iliskili olarak analiz edip anlamlandirmazsan, sonucta varacagin nokta, butune yukledigin anlamin alt degerleri olarak ortaya cikar. Her iki yaklasimda birbirini dogurdugu bir karmasanin icinde olusan ayri bir duzenin hakimiyeti icinde yok olursun. Belki de gerceklesecek ya da gerceklesen en sik ve kotu durum budur. O halde butunuyle olmasa da cogunlukla, belirsiz hayatlar arasinda belirlemeye calistigin kendininkini baska bir yerde gormeye veyahut artik gormemeye baslarsin..
Kaybolus iste budur..
Aynı duzlem, yön veya boyuttaki parallelik degil, es zamanli calisan bir mekanizmadan soz etmek gerek. Aksi taktirde parcalarin baglantilari birbirlerine uymaz, tabii bir yandan da butunun nasıl dagildigini, dagitilacagi da onemlidir.
Her bir baglantilar ornegi digeri ile farkli olmaz ise, butune tak bir yada cogulcu bir yaklasimla ulasmaktan baska care kalmaz.
Yasadigin, kendini anlamlandirdigin zaman icinde, parcalarini tek ve iliskili olarak analiz edip anlamlandirmazsan, sonucta varacagin nokta, butune yukledigin anlamin alt degerleri olarak ortaya cikar. Her iki yaklasimda birbirini dogurdugu bir karmasanin icinde olusan ayri bir duzenin hakimiyeti icinde yok olursun. Belki de gerceklesecek ya da gerceklesen en sik ve kotu durum budur. O halde butunuyle olmasa da cogunlukla, belirsiz hayatlar arasinda belirlemeye calistigin kendininkini baska bir yerde gormeye veyahut artik gormemeye baslarsin..
Kaybolus iste budur..
Boş
D1: Bos bakmayı, anlamlandırdıgın an, bos bakmadıgın andır..?
D2: Her anıyla tutkulu ve nefret dolu bir hayat, hic bir zaman bos olmayacak...?
D2: Her anıyla tutkulu ve nefret dolu bir hayat, hic bir zaman bos olmayacak...?
Kalem?!
D1 : Eğer şu anda başka bir yerde olsaydım, başka bir şey yazıyor olmayacaktım...!
D2 : Sildigin her şeyi yeniden yazabiliyorsan, bir şey yapabiliyorsun gibi hissetmekten öteye gitmek icin baslanacak en son noktadasin...!
D2 : Sildigin her şeyi yeniden yazabiliyorsan, bir şey yapabiliyorsun gibi hissetmekten öteye gitmek icin baslanacak en son noktadasin...!
Subscribe to:
Posts (Atom)